Üzerinde Çalışmakta Olduğu Teorileri :
 
1) Evren - Karadelik - Akdelik

 

 

EVREN :

1916'da Genel Relativite Teorisinin Einstein tarafından bulunması ile modern kozmoloji bilimi başladı. 1920'lerde Kuantum Mekaniği ve 1960'larda Radyo Astronomi biliminin kurulması ile evren matematiksel ve fiziksel olarak incelenmeye başladı. Bugün artık evrenin oluşumu, yapısı ve içindekiler hakkında çok şey bilinmektedir.

Bugün evrenimiz 15 milyar yıl yaşındadır. İçinde 100 milyar galaksi, her birinde yüzlerce milyar yıldız, gezegen, siyah ve beyaz cüceler, nötron yıldızları, pulsarlar, kuasar, karadelikler, gazlar, tozlar, karanlık madde, vs yer alır.

Sıcaklığı –2700 c, genişliği 1027 m, çevresi 120 milyar ışık yılıdır. Bu uçsuz bucaksız evren boşluğunda, genişliği 500 milyon ışık yılı olan dev galaktik kümelerden çapı 10-18 metre olan bir kuark parçacığına kadar, sayısız cisim durmadan sonsuz bir denge içinde hareket eder, hiçbiri yerinde sabit durmaz, hepsi doğar, büyür ve sonunda ölür, ölenin küllerinden yenileri doğar. Hepsi aynı yasalara tabidir.








Evren - Karadelik - Ölüm Sonrası
 

Evren

Big Bang

Galaksiler - Yıldızlar
Karadelikler
Karadeliğin Arkası
Hiper Uzay
Sonuç
Bilimin Son Sınırına mı Gelindi ?

Evren patlamanın etkisi ile hala ışık hızına yakın bir hızda genişlemekte, genişledikçe soğumakta, galaksiler birbirinden uzaklaşmakta, eski yaşlı yıldızlar ölmekte, ölenin artıklarından yenileri şekillenmekte, içindeki malzeme hiç azalmamakta, yok olmamakta, sadece şekil değiştirmektedir.

BIG BANG :

Bundan 15 milyar yıl önce, ortada henüz bir “gün” yokken, müthiş bir patlama oldu, içine bir evren maddesinin sıkışmış olduğu sonsuz yoğun ve sonsuz sıcak bir nokta birden patladı. Patlama ile birlikte içerdeki korkunç enerji serbest kaldı, mekan ortaya çıktı, zaman akmaya başladı. Evrenimizin başlangıcı, inanılması zor da olsa, böyle olmuştu. Big Bang'ın ispatları yapıldı, 1965'den sonra bu teoriye karşı gelen kalmadı. Patlamanın şiddeti ile evren hala büyük bir hızla genişlemektedir. Patlamadan önce ne vardı, kim patlattı, neden patlattı, bir evren maddesi bir noktaya nasıl sıkıştırılmıştı ? Bunların cevabını bilememekteyiz, hiçbir zaman da bilemeyeceğiz. Sadece, patlamanın 10-43 cü saniyesinden bugüne kadar olan olayları çok dakik şekilde açıklayabilmekteyiz.

Big Bang teorisi insanoğlunun tarihindeki en büyük başarı olmuştur. Bu teori ile insanoğlu nereden gelip nereye gitmekte olduğunu anlamış bulunmaktadır.

GALAKSİLER – YILDIZLAR :

Big Bang ile birlikte önce atom altı parçacıklar oluştu, sonra atom şekillendi, moleküller, madde, gaz ve toz bulutları, nebulalar meydana geldi.

Boşluktaki gaz ve toz bulutları çekim kuvveti ile bir araya geldi, sıkıştı, merkezi etrafında dönmeye başladı, daha fazla sıkıştı ve çeşitli şekillerdeki galaksileri oluşturdu. İçinde yer aldığımız Samanyolu bunlardan biriydi.

Spiral şeklindeki Samanyolu'nun kollarının birindeki gaz ve toz yığınları 5 milyar yıl önce aynı şekilde bir araya geldi, sıkıştı, merkezi etrafında dönmeye başladı, daha fazla sıkıştı, daha hızlı döndü, daha fazla sıkıştı, sıkışmanın ve basıncın etkisiyle içinde nükleer reaksiyonlar başladı, ışık çıkardı ve Güneş'i oluşturdu. Sonunda, ortada Güneş etrafında 9 gezegen, 62 uydu, sayısız ufak gök cismi şekillendi. Gezegenlerden 3.'cüsü evimiz olan Dünya idi.

Boşluktaki gaz ve tozların sıkışması ile oluşan yıldızlar içlerindeki yakıtı yakıp tüketince evrimlerinin sonuna gelirler, yeterli büyüklükte değillerse sonunda birer kızıl dev olarak patlayıp, dış tabakalarını uzaklara fırlatırlar. Geride kalan çekirdek ise birer beyaz cüce ve sonra bir siyah cüce olarak ölü birer cisim gibi devam ederler. Eğer kritik bir değerin üzerinde bir kütleye sahip iseler, yıldızlar birer süpernova olarak korkunç bir şiddetle patlar, geride kalan çekirdek içinde nükleer reaksiyonlar devam eder, çekirdekteki çökmeler devam eder, yıldız daha fazla küçülür, bir nötron yıldızı ve sonunda bir karadelik olur ve yıldızın evrimi burada son bulur.

KARADELİKLER :

Karadelikler evrenin en korkunç ve en esrarlı cismidir. Bir karadelik uzay-zamanı yırtar, dipsiz bir kuyu açar, civarındaki herşey kendine çekerek, içine alır. Yoğunluğu ve çekim gücü sonsuzdur. Işık bile ondan kaçıp kurtulamaz ve bu yüzden o bir karadeliktir.

1 cm3 'ü 200 milyon ton gelir. İçinde zaman durmuştur. Etrafında olay-ufku denilen bir girdap, ortasında ise tekillik noktası vardır. Yaklaşan bir cisim olay-ufkuna girince hızla çekilir, cismin boyu uzar, parçalarına ayrılır ve sonsuz hızla tekillikten içeri alınır. Dışarıdan bakan birisi cismi olay-ufkunda asılı duruyormuş gibi görür, çünkü orada zaman artık durmuştur. Çünkü, çekim kuvveti arttıkça zaman yavaşlar, çekim gücü sonsuz olunca zaman durur.

Olay-ufkuna girenler asla geri dönemez ve ışık hızı ile ortadaki tekillik noktasına çekilirler. Tekillik noktasının çapı 10-33 cm olup, buraya doğru yol alanlar x-ışını çıkarırlar. X-ışınları içeri girmekte olan cisimlerin ölüm çığlığıdır. Tekillik noktasında bizim bütün yasalarımız, formüllerimiz geçerliliğini kaybeder, başka bir evrenin yasaları işler. Tekillik noktasının malzemesine kuantum köpüğü denir.

Karadeliklerin ömrü 1056 yıldır. Sonunda buharlaşıp yok olurlar. Yerinde sabit duranlar olduğu gibi, saniyede 10.000 defa dönenleri de vardır. Karadeliğin dönüş yönünde yol alanlar geleceğe, tersi yönünde yol alanlar ise geçmişe giderler.

Bir proton büyüklüğünde fakat milyarlarca ton ağırlığında olan mini karadeliklerin sayısı çok fazladır. Bunlar tespit edilemez ve bir gezegenin içine girince onu içerden yiyip bitirirler. Mini karadelikler sonunda buharlaşıp yok olurlar ve 10 milyon tane 1 Mega tonluk nükleer bomba şiddetinde etki çıkarırlar.

Civarımızdaki en yakın karadelik 1972'de keşfedilen Cygnus x-1 olup, son zamanlarda Hubble teleskopu çok sayıda karadeliği belirlemiştir. Cygnus x-1 bizden 8.000 ışık yılı uzaklıkta olup, eğer bize doğru geliyorsa, belli bir süre sonra saniyenin 50 milyonda biri bir zaman içinde dünyayı yutacaktır.

Karadelikleri anlamanın en iyi örnekleri :

•  Kartopunun sıkıştırılması

•  Bir sünger yatağa yukardan bırakılan bir gülle

•  Dünyanın bir uzay devi tarafından 1 cm'e sıkıştırılması

KARADELİĞİN ARKASI :

Karadeliğe giren cisimler (gezegenler, yıldızlar ve hatta komple bir galaksi) nereye gidiyor ? Bunlar tekrar bizim evrenimize geri dönmüyorlar. Dönselerdi bunların çıkardıkları ışınlardan anlardık. O zaman bütün bu malzeme nereye gidiyor ?

Karadeliğin tekilliğinden 10-33 cm genişliğinde bir kurt deliği başlıyor. Kurt deliği bir köprü gibidir, öbür ucu bir akdeliğe bağlı, ortasında bir bebek evren var. Karadelik bizim evrenin çıkış kapısı, akdelik ise yanımızdaki diğer bir evrenin giriş kapısıdır. Karadelik daima çeker, akdelik ise daima iter. Karadelik yutar, akdelik fışkırtır. Karadeliğe girenler sıfır zaman ve sonsuz hızla kurt deliğini geçip akdelikten öbür evrene dalar ve asla geri dönemezler.

Bir karadeliğin yuttuğu malzemenin bir kısmı ortadaki bebek evrene girer, onu besler. Bebek evren bu malzeme ile büyür ve sonunda tam bir evren haline gelir. Malzemenin geri kalan kısmı ise, bir daha geri dönmemek üzere, akdeliğe geçer.

HİPER UZAY :

Ortada, sonsuz boyutlu bir vakum (hiper uzay) mevcut, içinde çok sayıda evrenler var, herbiri birbiri ile karadelik+kurtdeliği+akdeliklerle bağlantılıdır. Aralarında devamlı malzeme alış verişi mevcut, evrenler birbirine paralel durumda veya biri bir diğerindeki bir atom çekirdeğinin içine yerleşmiş durumdadır.

Sistem sonsuz bir denge içinde inanılmaz bir hassasiyette işlemektedir. Tanrı'nın, bütün bu oluşumları dizayn eden, inşa eden, Hiper Uzay'ın dışında sistemin çalışmasını gözlemleyen bir güç olması düşünülebilir ancak. Sistemin daha 10 32 yıl (protonun bozunma süresi) işleyeceği, önce veya sonra yine bir tekilliğe gidileceği hesaplanmaktadır.

SONUÇ :

Dünyanın kurulmasından bugüne kadar yaşamış 2 milyar canlı türü içinde en gelişmiş beyne sahip olanı ve en başarılısı insanoğludur. Bütün bu inanılmaz karmaşık sistemler, sonsuz dengeler insanoğlunun 70-80 yıllık yaşamı için yaratılmış olamaz. Evren hiçbir zaman biz insanlar için dizayn edilmiş olamaz. Çok daha farklı ve başka nedenler olmalıdır. Sadece biz insanların beynine konulan 100 milyar nöron hücresi, bütün bu oluşumları inceleyip anlayabilmemiz için, olmuş olmalıdır. Dünya gezegeni üzerindeki yaşamamızın başka yerlerde devamı da olacak olmalıdır. Çünkü:

•  Karadelikler: neler yaptıklarını iyi biliyoruz. Kurt delikleri+Akdelikler: neler yaptıklarını hesaplarımız gösteriyor. Bunların gözlemleri henüz mümkün olmadı

•  100 milyar nöron hücresi: sayısını ve yaptıklarını iyi biliyoruz. Ve herkes annesinden 100 milyar nöronla doğuyor. %25'i ile bir Einstein, bir Newton olunabiliyorken %75'i neden beynimize kondu ? İlerideki yaşamlarda gerek duyulacak diye mi ?

• Bizim evrenimizdeki Karadelikler, kanımızdaki bir evrenin giriş kapısı olan Akdelikler ve ortadaki bir Bebek Evren acaba insan oğlunun başka bir yaşamı için dizayn edilmiş bir sistem olabilir mi...?