Yayınlanmış Çeşitli Yazıları :

 

NEREDEN GELDİK - NEREYE GİDİYORUZ :

İçinde 100 milyar galaksinin, 20 milyar defa trilyon yıldızın, bir o kadar gezegenin, beyaz ve siyah cücelerin, kızıl devlerin, nötron ve pulsar yıldızlarının, kuasarların ve karadeliklerin yer aldığı uçsuz bucaksız bir evrende bulunmaktayız. Üzerinde yaşadığımız dünya gezegeni bu sayısız gök cisimlerinden sadece bir tanesi ...

Evrendeki her cisim hareket halinde, hiç birisi yerinde sabit durmuyor, her biri hem kendi etrafında, hem kendinden daha büyük bir başkasının etrafında dönüp duruyor, Hepsi doğuyor, yaşıyor ve sonunda mutlaka ölüyor...

Bu içinde yaşadığımız evren nereden ve nasıl ortaya çıktı ?

İçinde binlerce parçacığın yer aldığı ve maddenin en küçük birimi olan bir atom, parçacıkların hepsi hareket halinde, kimi 10-25 saniye kimi 1032 yıl yaşıyor, sonunda mutlaka ölüyorlar ve hemen sonra yeniden yaratılıyorlar. Evrendeki bütün cisimlerin hareket ve pozisyonları önceden hesaplanabilirken, bir atomun içindeki parçacıkların ne zaman ne yapacakları asla bilinemiyor.

Bir saniyede 300.000 km hızla gidebilen ve dünyanın çevresini 8 defa dolanabilen ışık, nereden çıkarsa çıksın hızı hep aynı, evrenimizin en büyük hızı, onun hızına ulaşan cismin kütlesi sonsuz, boy sıfır oluyor ve üzerindeki zaman duruyor ... Buna rağmen en yakınımızdaki Andromeda galaksisine 2.3 milyon yılda ulaşabiliyor. Sadece ışığa ait olan bu acayip özellikleri ona kim neden verdi ?



















Nereden geldik - Nereye gidiyoruz

Yayınlanmış Yazıları
Kuantum Teorisi

Dünya üzerinde yaşayan bütün canlıların en küçük birimi olan bir hücre, içinde on binlerce organel, hepsi bir hareket halinde, hepsinin ayrı bir görevi var, birer motor gibi çalışıyorlar ... En ortada bir çekirdek, onun içinde de 46 tane DNA molekülü, her DNA'ya 3.5 milyar bilgi depolanmış, her DNA saniyede 100 defa açılıp kapanıyor ve her açılışta bir bilgi çıkarıp bir proteinin oluşmasını sağlıyor. Ve bir insan vücudunda böyle 60 trilyon hücrenin bulunması ... Bu kadar karmaşık ve kompleks sisteme neden gerek duyuldu ?

Bütün bunlar nereden ve nasıl ortaya çıktı, sistemler nasıl işliyor, sonsuz dengeye sahip muazzam karmaşık sistemler daha basit olamaz mıydı, bütün bunlara neden gerek duyuldu, kim yaptı, neden yaptı ... ?

Biz insanoğlunun bu korkunç oluşumların yanındaki yerimiz ne, ne yapmak için yaratıldık, amaç neydi ?

Nereden geldik, nereye gidiyoruz ... ?

Ve, her şey : niçin ?

İnsanoğlu bundan 2600 yıl önce bunları düşünmeye başladı, bilimi başlattı, onu geliştirdi, ispatlar, keşifler yaptı, bilim teknolojiyi geliştirdi, teknoloji bilimi daha da ileri götürdü. Ve sonunda olayları çözdü, doğayı ve doğa yasalarını bilim yolu ile inceleyerek nereden gelip nereye gitmekte olduğumuzu anladı.

Sahip bulunduğumuz bilim bugün Big Bang'ın 10-43 'cü saniyesinden bir karadeliğin tekillik noktasına, 10-33 cm boyundaki bir sicim parçacığından 18 milyar ışık yılı uzaklıktaki bir kuasar'a kadar olan bütün doğa olaylarını kozmoloji, kuantum mekaniği, relativite teorilerinin ışığı altında mükemmel şekilde izah edebilmektedir.

Evrendeki bütün kozmik olaylar, Big Bang teorisi, galaksiler, yıldızlar, nükleer reaksiyonlar, relativite teorileri, karadelikler ve arkasındakiler, bir atomun içindeki dünyalar, kuantum teorisi, enerji, entropi, kütle, zaman, simetri, süpersimetri, bilimin başlaması ve gelişmesi, önemli bilim adamları ve buluşları, bilimin son sınırına mı gelindiği, moleküler biyoloji, hücre, moleküller, DNA, RNA, hücrelerin intihar teorisi, kalıtım, evrim ve evrim teorisi, genler, genome projesi, insanın evrimi, canlı türleri, beyin, zeka, nöronlar, yapay zeka ve robotlar, yıldızlar arası haberleşme ve yolculuklar gibi binlerce konuyu formüllere denklemlere girmeden popüler anlatım şeklinde açıklayacağım.

BİG BANG : HER ŞEYİN BAŞLANGICI

Bundan 15 milyar yıl önce, ortada henüz bir ‘gün' yokken bir patlama oldu. İğne ucu büyüklüğündeki bir nokta birden patladı. İçine bir evren malzemesinin sıkıştırılmış olduğu sonsuz yoğun ve sonsuz sıcak bir tekillik birden patladı. Patlama ile birlikte bir atom çekirdeği büyüklüğündeki hacmin içine sıkışmış enerji serbest kaldı, mekan ortaya çıktı, zaman akmaya başladı ve madde şekillenmeye başladı. İnsan aklının asla düşünemeyeceği şiddetteki bu patlama her şeyin başlangıcı olmuştu.

Bu olaya Big Bang veya Büyük Patlama adı verilir. İnanılması çok güç de olsa içinde yaşadığımız uçsuz bucaksız evrenin başlangıcı böyle olmuştu.

Big Bang Teorisi 40 yıl boyunca tartışıldı, sonunda matematiksel ve deneysel ispatları bulundu. Durağan evren modelini savunanlar, yani evrenimizin ezelden beri mevcut olduğunu ve onun sonsuza kadar devam edeceğini savunan bilim adamları pes etti. Son 38 yıldır teorinin bir karşıtı bulunamadı ve evrenin oluşumu ile ilgili tek teori olarak yerini aldı. Bu olay bilimin en büyük başarısı olmuştu. Son 80 yıl içinde geliştirilen modern kozmoloji, parçacık fiziği, relativite teorileri ve kuantum mekaniği bilimlerinin yardımı ile ve delilleri ile açıklanan Büyük Patlama konusunda artık hiçbir şüphe kalmamıştır.

Big Bang Teorisinin ispatları: 1915'deki Einstein'ın Genel Relativite Teorisinin ‘genişleyen evren' modelini öngörmesi, 1929'da E. Hubble'ın galaksilerin bizden ve birbirlerinden uzaklaşmakta olduklarını keşfetmesi, 1948'de G. Gamow'un patlamanın ilk saniyelerindeki olayları matematiksel olarak hesaplaması ve bir arkaalan mikrodalga ışımasını öngörmesi, 1964'de Penzias ve Wilson'un bu ışımayı keşfetmeleri, 1992'de COBE yapay uydusunun bu ışımayı aynı değerde teyidi, evrendeki bugünkü elementlerin oranının patlamanın ilk saniyelerindeki oranına tam olarak uygun düşmesi.

Patlamadan önce ne vardı, o muazzam miktardaki evren malzemesi nereden toplanmıştı, bir tekilliğe nasıl sıkıştırılmıştı, ne zamandan beri oradaydı, kim patlatmıştı ve niçin patlatmıştı ... ? Bütün bu sorulardan sadece ‘nasıl oldu' nun patlamadan sonraki safhalarını bilmekteyiz. Yani, Büyük Patlama'nın 10-43 'cü saniyesinden bugüne geçen süre içindeki bütün olayları net ve kesin olarak açıklayabilmekteyiz. 10-43 'cü saniye ile sıfır saniye arasında sahip olduğumuz bilim yetersiz kalmakta olup bu aralıktaki olayları hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Sıfırıncı saniye ve arkası ise bize yasaklanmış durumdadır. Sıfırıncı saniyeyi açıklayabilmiş olsaydık, o zaman, Tanrı ile tanışmış duruma gelebilirdik ki bu imkansız bir şeydir.

Big Bang Senaryosu :

Sıfırıncı zaman: patlayan nokta bir tekilliktir, hacim sonsuz küçük, yoğunluk ve sıcaklık sonsuzdur.

10-43 'cü saniye: yani, birinci saniyenin on milyon kere trilyon kere trilyon kere trilyonda birinde bizim bildiğimiz zaman başlar. Bu andaki evrenin sıcaklığı 1032 derece, oluşan uzayın çapı 10-32 metre, yani bir metrenin milyar kere trilyon kere trilyonda biridir. Bu sırada evren bir atom çekirdeğinden 1020 defa daha küçüktür.

10-43' cü saniye insanoğlunun bilebileceği en küçük zaman birimi olup buna ‘Planck zamanı' adı verilir. Bundan önceki zaman içinde olup bitenler, şu andaki bilgilerimize göre, asla bilinemeyecektir. 10-43 'cü saniyede parçacık ve antiparçacıkların egzotik karışımından oluşmuş ilkel bir çorba vardır. Ortada henüz tek başına duran bir parçacık yoktur.

10-35' ci saniye: birden bir şişme (enflasyon) meydana gelir. Evren bir önceki halinin 1050 katına erişerek müthiş bir hızla bir tenis topu büyüklüğüne genişler. Sıcaklık aniden 1023 dereceye düşer. Ortada kuarklar, leptonlar ve antileri vardır. Sonunda sıcaklık 1020 dereceye iner.

10-32 'ci saniye: sıcaklık 1023 dereceye yükselir. Evrenin çapı 0.5 metre olur. Kuark ve leptonlar etrafta dolaşırlar.

10-20' ci saniye: sıcaklık 1018 dereceye iner, evrenin çapı 105 metreye çıkar. Kuark ve antikuarklar birbiri ile çarpışıp birbirlerini imha ederler.

10-12' ci saniye sıcaklık 10-15 dereceye düşerek bir donma noktası yaşanır. Kuarkların sayısı daha fazla olduğundan onlar yaşar, antikuarklar ise yok olurlar.

10-18 'ci saniye: sıcaklık 1014 derecedir. Ortada kuarklar, elektronlar, foton ve nötrinolar vardır.

10-4 'cü saniye: evren bir güneş sistemi boyutuna ulaşır, baryonlar sahneye çıkar. Sıcaklık 1012 derecedir. Kuarklar birleşerek proton ve nötronları oluşturur.

14'cü saniye: nükleer füzyon olayı başlar, proton ve nötronlar birleşerek atom çekirdeğini oluştururlar.

10.000'ci yıl: sıcaklık 1 milyar derecedir. Ortada çekirdekler ve elektronlar vardır.

100.000'ci yıl: etraftaki elektronlar çekirdeklerce yakalanır ve atomlar şekillenir. Madde artık oluşmuştur.

300.000'ci yıl: elektronların yörüngeler arası sıçramasından fotonlar dışarı çıkar, fotonlar serbest kaldığından evren artık ışıldamaya başlar. Ortada dayanıklı atomlar ve evren artık görülebilir durumdadır.

1.000.000'cu yıl: sıcaklık 1000 derecedir, evrende çeşitli elementler şekillenmiştir. Evrenin %75'i hidrojen, %24'ü helyumdur.

30.000.000'cu yıl: evrenin çapı 1012 metreye ulaşır, sıcaklık 100 derecedir. Ortada gazlar, tozlar ve galaksilerin ham maddeleri vardır. Yoğunlaşan, sıkışan ve ısınan bu gaz kütleleri galaksileri şekillendirmektedir.

15.000.000.000'cı yıl: bugün, evrenin çapı 1027 metre, sıcaklığı –270 derece, uçsuz bucaksız bir boşluktur. Mikrodalgalar ve radyo dalgaları ortaya çıkar. Çevresi 120 milyar ışık yılıdır.

İçinde 100 milyar galaksi, 20 milyar kere trilyon yıldız, gezegenler, siyah ve beyaz cüceler, pulsarlar, nötron yıldızları, kızıl devler, karadelikler, vs mevcuttur. Büyük Patlama'nın etkisi ile hala ışık hızına yakın bir hızla genişlemekte soğumaktadır. Yaşlanan yıldızlar ölmekte, onların artıkları ile yeni yıldızlar doğmaktadır. İçindeki malzeme hiç azalmamakta, asla yok olmamakta, sadece şekil değiştirmektedir.

Peki, büyük Patlama'dan önce ne vardı ?

Bildiğimiz tek şey, Büyük Patlama'dan önce bizim bildiğimiz şeylerden hiç biri ve zaman yoktu. Zaman ve yasalarımız sadece Büyük Patlama ile birlikte başladı. Gerisi tam bir sır'dır.

Evrenin bir patlama ile yaratılmış olduğunun ispatı insanlık tarihinin en önemli bilimsel olayı olmuştur.